İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Akılların Vahdaniyette Boğulması

İnsanın nimet karşısındaki tavrını ve Besmele’nin kâinattaki tevhid hakikatini nasıl gösterdiğini anlatmaya çalışacağız

Allah’ın verdiği nimetlerin bedeli para ya da mal değil; üç şeydir: zikir (Bismillah ile başlamak), şükür (Elhamdülillah ile bitirmek) ve fikir (nimetin Ehad ve Samed olan Allah’ın kudret ve rahmet eseri olduğunu düşünmek).

Görünen sebeplere takılıp asıl Mün’im-i Hakiki’yi (bütün nimetleri yaratan ve veren Allah’ı) unutmak büyük bir gaflettir.

Bu manada Besmele “üç büyük mührü” anlatır.

Kâinatta görülen düzen ve yardımlaşma Allah ismine; yeryüzündeki rahmet ve terbiye Rahman ismine; insanın kalbindeki şefkat ve merhamet ise Rahîm ismine bakar.

Yani Besmele, âlemden insana uzanan bir nur hattıdır; arşı ferşe bağlayan bir tevhid şifresidir.

Vahidiyet–Ehadiyet dengesi:

Allah’ın birliği bütün kâinatı kuşatır (Vahidiyet), fakat her bir varlıkta, özellikle insanda, bütün isimleriyle özel şekilde tecelli eder (Ehadiyet).

Güneş misali… Güneş nasıl her parlak şeyde aksini gösterirse, Allah da her varlıkta isimlerinin mührünü gösterir.

Besmele de işte bu Ehadiyet mührünü nazara verir; kalbin boğulmasını önler, Zât-ı Akdes’i unutturmamayı sağlar.

Nimet şükürle; kesret (çokluk) tevhid ile; kâinat ise Besmele ile okunur.

Allah’ın birliğinin iki farklı tecellisi var: Vâhidiyet ve Ehadiyet.

Vâhidiyet: Allah’ın bütün kâinatı kuşatan birliği.

Yani bütün mahlûkatı birlikte idare eden, her şeyi kapsayan İlâhî tasarruf.

Bu çok geniş bir perspektif ister.

Akıl, bu sonsuz kesret (çokluk) içinde boğulabilir.

Ehadiyet: Aynı Allah’ın, her bir varlıkta, özellikle her bir canlıda ve en çok da insanda, bütün isimleriyle özel ve birebir tecelli etmesi.

Yani “her şeyle ilgilenen” değil sadece, “her bir şeyle ayrı ayrı ilgilenen” bir Rab.

Güneş misali şunu anlatıyor: Güneş bütün dünyayı aydınlatır (Vâhidiyet).

Ama aynı zamanda her bir aynada, her bir parlak cisimde, kendi zatını küçük bir yansıma halinde gösterir (Ehadiyet).

Böylece güneşin varlığı unutulmaz.

Aynı şekilde Kur’an, Allah’ın bütün kâinatı kuşatan birliğini anlatırken, insanın aklı kaybolmasın diye her bir varlıkta görünen “özel İlâhî mühür”ü de gösterir.

İşte buna “Sikke-i Ehadiyet” (her şeyin bir elden çıktığını gösteren damga, işaret) denir.

Netice:

Kalpler Zât-ı Akdes’i (Allah’ın mukaddes zatını) unutmasın, akıllar kesrette (çoklukta) dağılmasın diye, Kur’an sürekli Vâhidiyet içinde Ehadiyet mührünü nazara verir.

Besmele de bu üçlü mührü (Allah – Rahman – Rahim) gösteren anahtar gibidir.

Kısaca: Vâhidiyet Kâinat çapında birlik. Ehadiyet ise her bir varlıkta özel tecelli.

Ve Besmele bu iki hakikati birlikte gösteren ilahî imzadır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir