Sayısız Delil, Tek Hakikat
Vahdetin (birliğin) gerçekleştiğine ve var olduğuna işaret eden deliller, alâmetler ve hüccetler saymakla bitmez.
Fakat bu hakikat o kadar açıktır ki, en kısa bir ifade ile dahi kendini ilan eder: “Bir, elbette birden gelir.”
Çünkü hakikat şudur: Vahdet varsa, Vâhid vardır.
Vahdet Nedir? Neye İşaret Eder?
Vahdet, kâinatta görülen düzen, birlik, uyum ve bütünlüktür.
Bu birlik ise doğrudan şu gerçeğe işaret eder: Her şeyde görülen birlik, bir tek Zât’ın eseridir.
Birlik varsa, onu yapan da birdir.
Çünkü: Dağınık iş, çok ustaya gider ama düzenli ve tek tarzda iş, tek ustadan çıkar.
Vâhid (bir olan) bir eser, açıkça bir ustadan çıkar.
Bir düzen, tek bir idare ediciyi gösterir.
Mesela: Bir kitabın tamamı aynı üslupla yazılmışsa tek yazar.
Bir orduda kusursuz düzen varsa tek komutan vardır.
Tek komutan varsa düzen olur.
Bir şehirde tek belediye varsa sistem yürür.
Ama her kafadan bir ses çıkarsa, düzen bozulur.
Aynen öyle de: Bu kâinatın baştan sona aynı tarzda işlemesi, tek bir Sâni’i (sanat eseri olarak meydana getireni) gösterir.
Kâinat baştan sona düzenli olduğuna göre, tek bir idare edici vardır.
Her Şeydeki Birlik: Açık Bir İmza:
Kâinata baktığımızda her yerde her şeyde bir “birlik” görürüz:
İnsanların hepsi aynı temel yapıdan yaratılmış.
Ağaçlar aynı sistemle büyüyor.
Hayvanlar aynı düzenle doğuyor, besleniyor.
Bu şu anlama gelir: Bir olan eser, bir olan ustayı gösterir.
Mesela: Bir kitabın tamamı aynı üslupla yazılmışsa tek yazardır.
Bir fabrikanın ürünleri aynı standartta ise tek merkezden yönetilir.
Kâinat da böyledir. Baştan sona aynı tarz, aynı ölçü, aynı hikmet…
Türler kendi içinde birlik taşır.
Kanunlar her yerde aynıdır.
Sistemler birbirini destekler.
Bu sebeple: Her şeyde bir vahdet var.
Vahdet ise bir Vâhide delâlet eder.
Yani: Bir olan şey, birden gelir.
Kâinat: Birlikler İçinde Tek Bir Sistem
Kâinat, dışarıdan bakıldığında çokluk gibi görünür.
Ama hakikatte: Binler birlik perdesi içinde sarılmış tek bir hakikattir.
Adeta: Bir gül goncası gibi kat kat birliklerle sarılmış.
Bir insan-ı ekber (büyük insan) gibi bütün parçalarıyla tek bir vücut.
Bir ağaç gibi dalları çok ama kökü bir.
Her bir varlık, bağlı olduğu türü temsil eder; her tür ise bütün kâinatla bağlantılıdır.
Bu yüzden: Kâinat, çeşitleri (neviler) sayısınca dalları olan bir yaratılış ağacıdır (şecere-i hilkattir); ama kökü birdir.
Evet, Kâinat adeta: Bir fabrika gibi çalışır. Bir vücut gibi işler. Bir ağaç gibi dallanır.
Misallerle biraz daha açalım:
İnsan vücudunda: Kalp ayrı çalışır. Akciğer ayrı çalışır.
Ama hepsi tek bir hayat için hizmet eder.
Bir ağaca bak: Kök ayrı, dallar ayrı, meyveler ayrı, ama hepsi tek bir ağaçtır.
İşte kâinat da böyledir: Çokluk içinde bir birlik var.
Bu da gösterir ki: Bu sistem tek bir Zât’ın eseridir.
İdarede Birlik: Tek Merkezden Yönetim
Kâinatta: İdare bir, tedbir bir, saltanat bir, sikke (imza) bir.
Her şeyde aynı düzenin görünmesi tesadüf olamaz.
Mesela: Bir şehirde tek merkezden yönetim varsa düzen olur.
Bir ülkede tek kanun işliyorsa birlik sağlanır.
Kâinatta ise bu birlik: “Bir, bir, bir…” diye binlerce tekrar ile kendini gösterir.
İlâhî Fiillerde Birlik
Kâinatta İşleyen Kanunlar: Hepsi “Bir”
Hikmet bir. Her şey ölçülü.
Rahmet bir. Her canlıya uygun rızık veriliyor.
Düzen (tanzim) bir. Her şey yerli yerinde.
Yardım (imdat) bir. Muhtaçlara yetişiliyor.
Mesela: Aç bir yavruya, bir bebeğe süt yetişir.
Kuruyan toprağa yağmur gelir.
Bir çiçeğin ihtiyacı eksiksiz karşılanır.
Bir kuşa rızık veriliyor.
Bütün bunlar farklı işler gibi görünse de: Aynı hikmet, aynı rahmet, aynı sistem, aynı el iş başındadır.
Kâinatın Büyük Unsurları: Birlik İçinde Hizmet-
Kâinatın temel unsurları da, büyük parçaları da tektir:
Güneş bir tane, kâinatın sobası.
Ay bir tane, lâmbası.
Ateş aşçısı.
Atmosfer bir sistem.
Dağlar hazinesi.
Su sakacısı, hayat verir, su döngüsü tek düzen. Su sistemi bozulsa hayat biter.
Toprak üretir, tek yapı.
Hava dengesi değişse hayat durur.
Hepsi ayrı ayrı görev yapar, hepsi tek bir sistemin parçasıdır, aynı hayat düzenine hizmet eder.
Bu kadar kritik sistemlerin: Birbiriyle uyumlu çalışması, tek bir yönetimi gösterir.
İç İçe Geçmiş Birlik ve Yardımlaşan Kâinat
Kâinatta unsurlar sadece var değildir; birbirinin içine girer, birbirine yardım eder.
Bulut yağmur taşır, getirir.
Toprak bitkiyi besler.
Güneş büyütür.
İnsan ve diğer canlılar faydalanır.
Yani: Hiçbir şey tek başına çalışmıyor.
Bu ilişki: Tesadüf değil, bilinçli bir birliktir.
Çünkü: Birbirine yardım eden bu varlıkların sahibi de birdir.
Bu ne demek?
Hepsi aynı plana bağlı.
Aynı merkeze hizmet ediyor.
Sahip bir, idare eden bir, yaratan bir.
Netice: Vahdetten Vâhid’e
Bütün bu birlikler, açık bir hüccet (delil) olarak şunu ilan eder:
Kâinatta birlik var. Düzen var. Uyum var. Tek sistem var.
Bunlar tesadüfle olmaz, çoklukla da açıklanamaz.
Bu kadar birlik, güneş gibi zahir bir şekilde tek bir Vâhid-i Ehade işaret eder.
Çünkü: Çokluk içinde düzen varsa birlik vardır.
Birlik varsa tek kaynak vardır.
Birlik, zaruri olarak bir Yaratıcıyı gösterir.
Son Söz
Kâinatın her köşesi aynı hakikati haykırır: “Her şeyde bir birlik var; ve o birlik, bir olan Allah’ı gösterir.”,
Bir olan bu düzen, ancak Bir olan Allah’ın eseridir.
Ve mesele tek cümlede düğümlenir: “Vahdet varsa, Vâhid vardır.” Bir, elbette birden gelir.






İlk yorum yapan siz olun