Kelime Manası… Cebbâr, kök olarak “cebr”den gelir. Cebr üç ana manaya gelir: Kırığı tamir etmek. Eksik olanı tamamlamak. Zorlayarak hükmünü icra etmek. Dolayısıyla Cebbâr ismi iki yönlüdür: İnkisarları, kırıklıkları tamir eden. İradesine karşı gelinemeyen kudret sahibi. Mü’min bu iki yönü birlikte okur.
Cebbâr İsminin İki Ana Tecellisi.
Kudret ve Kahır Yönü… Bu yön, celalî tecellidir. Kâinattaki devasa kuvvetler… Ölüm… Depremler… Kozmik yıkımlar… Kudretin geri çevrilemez işleyişi. Bu yön, Allah’ın iradesine karşı hiçbir varlığın direnemeyeceğini gösterir. Bu anlamda Cebbâr: “Mutlak cebr-i kudret sahibidir.”
Tamir ve Telafi Yönü… Cebbâr: Kalbi kırılanı onarır. Günahla bozulan ruhu tevbe ile tamir eder. Ölümle dağılan bedenleri haşirde yeniden kurar. Eksik istidatları ahirette tamamlar. Bu yüzden Cebbâr sadece kahır değil, aynı zamanda şefkatli bir tamircidir.
Cebbâr ve Rubûbiyet İlişkisi: Rubûbiyet terbiye makamıdır. Terbiye bazen şefkatle olur, bazen cebirle olur. Mesela: Çocuğun hastalığı, Nefsin zorlanması, İmtihanlar… Bunlar cebrî terbiye şeklidir. Cebbâr burada: İnsanı zorla kemale sevk eden ilahî kudret olarak görünür.
Cebbâr ve Kader: kader bahsinde şu anlayış vardır: İnsan cüz’î irade sahibidir ama: Hayat şartlarını seçemez. Doğacağı yeri seçemez. Ölüm zamanını belirleyemez. Bu alanlar Cebbâr isminin tecelli sahasıdır. Ancak bu cebir zulüm değildir. Çünkü: İlme dayanır. Hikmete dayanır. Adalete dayanır.
Cebbâr ve Haşir: Haşir konusunda Cebbâr ismi çok güçlü görünür. Dağılan zerreleri yeniden toplamak, Çürüyen bedenleri diriltmek, Tarihi ve insanlığı mahşerde bir araya getirmek… Bu mutlak cebr-i kudret gerektirir. Burada Cebbâr: “Dağılanı zorla toplama kudreti” demektir.
Cebbâr ve İnsan Psikolojis: İnsanın kırılgan bir yapısı vardır. İnsan: Fakirdir, Acizdir, Kırılgandır, Yalnızdır. Cebbâr ismi burada: İnkisarları onaran, Kırık kalbi tamir eden, Günah yarasını tevbe ile kapatan bir isim olarak tecelli eder. Bu yüzden Cebbâr sadece korku değil, aynı zamanda teselli ismidir.
Cebbâr – Celal ve Cemal Dengesi: Cebbâr celalîdir ama tek başına değildir. Yanında: Rahmaniyet, Rahimiyet, Hakîmiyet vardır. Bu yüzden Cebbâr: Keyfî bir zorbalık değil, Hikmetli bir cebr-i şefkattir.
Kısaca Tanımı: Cebbâr şöyle tanımlanabilir: “Dağılanı toplayan, kırılanı tamir eden, iradesine karşı gelinemeyen fakat cebrini hikmet ve rahmetle icra eden Zât-ı Akdes.”
Tevhid Boyutu: Cebbâr ismi şunu gösterir: Kâinatta: Başına buyruk bir güç yoktur. Kontrolden çıkan bir kuvvet yoktur. Mutlak başıboşluk yoktur. Her şey cebr-i ilahî altında nizam içindedir.
El-Cebbar ism-i şerifinin kâinat, insan, kader ve ahiret bağlamında bazı farklı tezahürlerini çok kısa cümlelerle ve öz olarak listeleyerek konuyu pekiştiriyoruz
Kâinattaki kırıkları tamir eden İlahi kudret.
Dağılan unsurları yeniden nizama koyan cem edici tecelli.
Musibetleri hayra çeviren kaderî cebr-i lütuf.
Ölümü hayatın daha üst mertebesine çeviren ilahi tasarruf.
Kalbi kırık kulları rahmetiyle onaran şefkat.
Günahkârı tövbe ile ayağa kaldıran mağfiret.
Mazlumu zalime karşı koruyan adalet.
Kâinatın dağılmasını engelleyen nizam.
Hücreden galaksiye kadar düzeni ayakta tutan kudret.
İnsanın aczini kuvvete çeviren iman.
Fakrı zenginliğe dönüştüren ubudiyet.
Dağınık arzuları vahdete yönlendiren tevhid.
Şerri hayra inkılap ettiren hikmet.
Hastalığı terakki vesilesi yapan rahmet.
Deprem ve afetlerde dahi adaleti gösteren kader.
Kalpleri inkisardan sonra dirilten ümit.
Toplumsal dağılmayı ahlakla toparlayan ilke.
Ahlaki çöküşü maneviyatla tamir eden nur.
Fıtratı bozulmuş insanı hakikate döndüren isnad.
Ölümle dağılan bedeni yeniden diriltecek kudret.
Kâinatı kıyametle yıkıp yeniden kuracak cebr-i azamet.
Zalimleri kahreden celal tecellisi.
Mazlumları teselli eden cemal tecellisi.
Her şeyin üstünde mutlak irade.
Hiçbir gücün karşı koyamayacağı hâkimiyet.
Kader planında şaşmaz ölçü.
İnsanın benliğini kırıp hakikate yönelten terbiye.
Nihayetinde her neyi kemale zorlayan ilahi cebr.
Netice… Cebbâr: –haşa ve kella- korkulacak bir zorba değil, sadece kahreden değil, aynı zamanda kırıkları tamir eden; sadece zorlayan değil, aynı zamanda kemale sevk eden; sadece celal değil, hikmetli ve rahmetli, dağınıkları toplayan, zulmü kıran, aczi kuvvete çeviren ve nihayet bütün varlığı kemale zorlayan İlahi bir tasarrufun adı, bir cebr-i kudret sahibidir. Bu isim insana hem haşyet verir hem güven. Bu tecelli hem celal hem cemal boyutuyla kâinatın her zerresinde okunmaktadır.






İlk yorum yapan siz olun