İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rahmaniyet ile vahidiyet ve ehadiyet ilişkisi

Şu dünyaya gözümüzle bakıyoruz… Biri var ki, yeryüzünü bizim için nimetlerle doldurmuş. Adeta bir sofra kurmuş, çeşit çeşit yiyeceklerle donatmış. Toprak bir depo gibi; içinde sayısız nimet saklanıyor: meyveler, sebzeler, rızıklar… Dünya her yıl adeta bir yük gemisi gibi dönüyor: Baharda yeniden doluyor, bize yiyecek, içecek, elbise getiriyor.

Ve bizi de boş bırakmamış: Açlık vermiş yemek yiyelim diye. Tat alma duygusu vermiş lezzet alalım diye. Göz vermiş güzelliği görelim diye. Akıl vermiş anlayalım diye. Kalp vermiş sevelim diye. Yani hem nimetleri vermiş, hem de onları fark edecek cihazları içimize koymuş. Hatta daha da ileri: İman vererek hem dünyadan hem ahiretten faydalanma imkânı vermiş. İslam ile görünmeyen âlemlerden bile nasip aldırmış

Bu kâinat bir saray gibi… İçinde hazineler dolu. İnsanın eline de bu hazineleri açacak anahtarlar verilmiş (duyular, akıl, kalp vs.).

Bu kadar geniş bir rahmet (merhamet) var ya… Bu bize şunu gösterir: Her şeyi kuşatan tek bir güç var (Vahidiyet). Ama aynı güç, tek tek herkesle de ilgileniyor (Ehadiyet).

Güneş gibi düşünelim: Güneş ışığı her yeri kaplar. Bu birliğini gösterir. Ama her damlada güneş ayrı ayrı görünür. Bu da her yerde özel olarak bulunmasını gösterir. Aynı şekilde: Allah’ın rahmeti: Her yeri kaplar (herkese rızık gelir), Vahidiyet. Ama her insanla özel ilgilenir, Ehadiyet.

Bir misal daha: Kavun ve çekirdeği: Bir kavunun çekirdeğinde, koca kavunun planı vardır. O çekirdeği yapan, o kavunu da yapmıştır. Aynen öyle: İnsan küçücük ama içinde koca kâinatla bağlantı var. O zaman: Bir insanı yaratan, bütün kâinatı yaratan olmak zorundadır.

Kısa Özet

Dünya baştan sona bir rahmet (merhamet) sistemi. Bu sistem bize Allah’ın birliğini gösterir. Ama aynı zamanda Allah’ın her bir insanla özel ilgilendiğini de gösterir. Yani: Her şeyi yapan tek bir Zat var. Ama o Zat, herkesle ayrı ayrı ilgileniyor.

Dünya rastgele değil, bilinçli bir sofra… Her şey hazırlanmış: Elma hazır. Su hazır. Hava hazır. Tesadüf değil, planlı.

Nimet ve ihtiyaç birlikte verilmiş… Yemek var, açlık da var. Güzellik var, göz de var. Sevgi var, kalp de var. Bu ikili sistem bilinçli kurulmuş.

Rahmet her yeri kaplıyor (Vahidiyet)… Herkes rızık alıyor. Dünya düzenli işliyor. Tek bir elden çıkıyor.

Ama herkesle ayrı ayrı ilgileniliyor (Ehadiyet)… Senin gözün sana özel. Senin rızkın sana özel. Senin hayatın sana özel. Toplu sistem ve bireysel ilgi birlikte.

Küçük şeyler büyük şeyleri gösterir… Bir çekirdek ve koca ağaç. Bir insan ve koca kâinat. Parçayı yapan, bütünü de yapar.

Apaçık misallerle

Sofra… Bir sofraya oturdun: Yemekler hazırlanmış. Tam sana göre. Şimdi düşün: Bunu biri mi hazırlamış, yoksa kendiliğinden mi olmuş?

Telefon… Telefon küçük ama: İçinde dünya var. İnternet var. Sistem var. Bunu yapan mühendis, o sistemin tamamını bilir. Aynı mantık: İnsan küçük ama kâinatla bağlantılı. Yaratan da her şeyi bilir.

Tohum… Bir tohum: İçinde koca ağacın planı var. O planı koyan, ağacı da yapar.

Netice: Bu dünya baştan sona bir ikram ve merhamet düzeni. Bu düzen bize şunu bağırıyor: Her şey tek bir Allah’ın elinden çıkıyor. Ama o Allah her bir kuluyla özel özel ilgileniyor

Yani: “Hem büyük sistemin sahibi O hem de senin hayatının birebir ilgileneni O.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir