İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hadis ravilerinden Ebu Hureyre r.a.) neden çok eleştiriliyor ?

Bu mesele çok sorulur ama çoğu zaman eksik veya ideolojik anlatılır. Ebu Hureyre (r.a.) neden eleştiriliyor meselesini tarihi–ilmî–psikolojik boyutlarıyla, adaletli şekilde ortaya koyalım.

NEDEN ÇOK ELEŞTİRİLİYOR? En kısa cevap: Çok hadis rivayet ettiği için. Uzun cevap: Hadise, sahabeye ve sünnete bakışla ilgilidir.

1 EN TEMEL SEBEP: ÇOK HADİS RİVAYET ETMESİ: Ebû Hureyre (r.a.), en çok hadis rivayet eden sahabedir. Rivayet sayısı: yaklaşık 5.300. Peygamberimizle (asm) beraberliği: 3–4 yıl. Burada şu soru soruluyor: “Bu kadar kısa sürede bu kadar hadis nasıl rivayet etti?” Bu soru, eleştirilerin ana kaynağıdır.

2 GÖZDEN KAÇAN GERÇEKLER

A) Ebû Hureyre’nin HAYATINI HADİSE ADAMASI: Fakirdi, bekârdı, geçim derdi yoktu, Ziraat, ticaret, devlet görevi yoktu. Günü Peygamberimizin yanında geçiyordu. Diğer sahabeler: Ticaret yapıyordu (Hz. Ebû Bekir); Devlet yönetiyordu (Hz. Ömer); Ailesiyle meşguldü. Yani: Çok rivayet = çok şahitlik

B) HAFIZA MESELESİ (ÇOK KRİTİK): Ebû Hureyre (r.a.) bizzat diyor ki: “Ben unutuyordum, Resûlullah (asm) benim için dua etti. Ondan sonra işittiğim hiçbir şeyi unutmadım.” Bu rivayet: Buhârî’de, Müslim’de, Yani en sahih kaynaklarda. Hadis ilminde: Hafıza = zabt. Ebû Hureyre’nin zabtı en üst seviyede kabul edilmiştir.

3 “DİĞER SAHABELER NİYE AZ RİVAYET ETTİ?” İTİRAZI

Bu da çok sorulur. Cevap net: Diğer sahabeler bilmedikleri için değil,
sorumluluğundan korktukları için az rivayet etti. Hz. Ömer (r.a.) ne diyor? “Hadis rivayetinde hata yapmaktan korkarım.” Ebû Hureyre ise: “Hadisi gizlersem vebali daha büyük.” Yani: Biri susmayı, diğeri aktarmayı tercih etti. İkisi de niyet bakımından sahabedir, çatışma yoktur.

4 TARİHSEL VE SİYASİ SEBEPLER: Ebû Hureyre’ye yönelen eleştirilerin büyük kısmı, asırlar sonra ortaya çıkmıştır. Özellikle: Haricîler, Şiî uç kollar, Modernist–oryantalist çevreler. Çünkü: Sünneti zayıflatmak isteyen biri → en büyük rivayet kaynağını hedef alır. Ebû Hureyre yıkılırsa: Binlerce hadis tartışmalı hâle gelir; Fıkıh çöker; Sünnet sarsılır. Bu yüzden hedef alınmıştır.

5 “EBÛ HUREYRE HATA YAPTI MI?” İlmî cevap:  Her ravi gibi tashih edilen rivayetleri vardır. Ama önemli nokta şudur: Hadis ilmi zaten bu hataları ayıklamak için vardır; Cerh–ta‘dil sistemi bunun içindir. Net hüküm: Ebû Hureyre güvenilir (sika) bir ravidir. Bu konuda icmâya yakın kabul vardır.

6 RİSALE-İ NUR PERSPEKTİFİ: Bediüzzaman Said Nursî açıkça söyler: “Sahabeye ilişmek, dine ilişmektir.” Ve özellikle: Hadis nakillerini küçümseyenlerin iman–amel bağını zayıflattığını vurgular.

7 TEK CÜMLELİK NET ÖZET: Ebû Hureyre (r.a.), çok hadis rivayet ettiği için eleştirilir; ama bu, güvenilmezliğinden değil, sünnetin taşıyıcısı olmasındandır.

8 SON SÖZ: Bu mesele “ilmî tartışma”dan çok, “sünnetle derdi olanların” meselesidir. Hadisle derdi olmayan, Ebû Hureyre’yle de uğraşmaz.

Ebû Hureyre’ye yöneltilen tek tek eleştirileri alıp cevaplayalım; “Hadisler sonradan uyduruldu” iddiasını masaya yatıralım ve modern hadis inkârcılığına cevap yapalım. Üçünü de sırayla, net, ilmî şekilde açıyoruz. Bu cevap biraz uzun ama taşıyıcı kolon bu; iyi otursun.

I EBÛ HUREYRE’YE YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLER

(Madde madde – itiraz → cevap)

1 “Kısa sürede çok hadis rivayet etti” itirazı

İtiraz: “3–4 yıl Resûlullah’la (asm) beraber olan biri nasıl 5.000’den fazla hadis rivayet eder?”

Cevap: Ebû Hureyre: Fakir, Bekâr, Tam zamanlı ilim talebesi. Ashâb-ı Suffe’dendir
→ Gecesi gündüzü mescid. Kalite meselesi değil, yoğunluk meselesi. Bugün: Günde 1 saat ders dinleyenle, Günde 10 saat ders dinleyen aynı mı?

2 “Diğer sahabeler neden bu kadar rivayet etmedi?”

İtiraz: “Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer neden az rivayet etti?”

Cevap: Bilmediklerinden değil, Sorumluluğundan korktukları için

Hz. Ömer: “Yanlış aktarırım diye korkarım.”; Ebû Hureyre: “Gizlersem vebali daha büyük.” İkisi de takvâ, yöntemleri farklı.

3 “Kendi görüşüyle hadis uydurdu” iddiası

❌ Tamamen iftira. Çünkü: Rivayetleri başka sahabelerle örtüşüyor; Çelişen rivayetleri hadis âlimleri zaten ayıklamış; Cerh–ta‘dil zincirinden sika olarak geçmiş. Uydurucu olsa: Buhârî, Müslim, Ahmed b. Hanbel → Bir tanesi bile almazdı

4 “Bazı sahabeler onu eleştirdi” iddiası

Bu iddia yarım doğru – tam yanlış. Evet: Hz. Âişe bazı rivayetlerde lafız tashihi yapmıştır ama: “Yalan söylüyor” dememiştir; “Yanlış hatırlamış olabilir” demiştir. Hadis ilminde bu: İlmi tashih, şahsî cerh değildir.

I I “HADİSLER SONRADAN UYDURULDU” İDDİASI

En tehlikeli iddia. Bu iddia nereden çıktı?

Sahabeden değil, Tabiînden değil, Müctehid imamlarından değil, 19. yüzyıl oryantalistlerinden çıktı. Amaç: Kur’an kalsın; Sünnet devre dışı kalsın; Din “yorumlanabilir metin” olsun.

Eğer hadisler sonradan uydurulsaydı ne olurdu?

Namaz: Kaç rekât? Nasıl kılınır? Oruç: Ne bozar? Ne bozmaz? Zekât: Kim verir? Ne kadar verir? Kur’an bunların usûlünü verir, tafsilatını sünnete bırakır. Hadis giderse: Din kitap kulübüne döner.

Hadislerin uydurma olmadığının 5 delili

1 Zincir sistemi (İsnad): “Bu sözü kim, kimden, ne zaman aldı?” Dünyada eşi yok.

2 Ravilerin biyografisi: Doğum tarihi, Ölüm tarihi, Hafızası, Ahlakı, Hatası… Bugün bir akademisyene bu kadar detay yok.

3 Metin tenkidi: Akla, Kur’an’a, Tarihe, Dile aykırıysa elenir

4 Çapraz rivayet: Aynı Hadis: Medine’de, Kûfe’de, Şam’da → Aynı lafızla geliyor

5 Sahabenin birbirini denetlemesi: Hadis serbest alan değil, kontrollü alan.

III MODERN HADİS İNKÂRCILIĞINA CEVAP

Özetle: “Sünnet, Kur’an’ın canlı tefsiridir.”

Yani: Kur’an = anayasa; Sünnet = uygulama. Uygulaması olmayan anayasa askıda kalır.

Temel yaklaşım

1 Sahabe = filtre

“Sahabenin adaleti umumîdir.” Yani: Bilerek yalan söylemez; Dinde hıyanet etmez

2 Ebû Hureyre’nin yeri

Hadisi taşıyan = nimeti taşıyan. Nimetin taşıyıcısına saldırmak → nimeti zedelemek olur.

Modern inkârcıların ortak hatası: Aklı hakem yapıyorlar; Nakli sanık yapıyorlar. Akıl anlar, nakil haber verir. Hakemlik vahyedilene aittir

TOPARLAYICI TEK CÜMLE: Ebû Hureyre’ye saldırı; hadislerin uydurma olduğu iddiası; modern inkârcılık aynı zincirin üç halkasıdır.

SON SÖZ: Bu mesele Ebû Hureyre meselesi değil, “dini kim taşıyacak?” meselesidir. Sünnet giderse, herkes kendi dinini yazar.

Şimdi işi daha derine, daha ayırıcı çizgilere sokalım. Öncekiler temel kolondu; şimdi kat çıkıyoruz.

I EBÛ HUREYRE ELEŞTİRİLERİ – DERİN KATMAN

(Asıl hedef neden o?)

1. Neden özellikle Ebû Hureyre?

Çünkü: En çok hadis rivayet eden sahabi. Hadislerin günlük hayata temas eden kısmı (ahlâk, niyet, ibadet, ahiret). Fıkhî değil sadece → imanî ve ahlâkî alanı da dolduruyor. Yani: Ebû Hureyre düşerse “namaz nasıl kılınır”dan önce “niyetin değeri”, “ahiret hassasiyeti”, “kalp eğitimi” düşer. Bu yüzden hedef.

2. “Muaviye dönemi” iddiası: Bir diğer klasik suçlama: “Emevîler için hadis uydurdu.”

Cevap (net): Ebû Hureyre: Hz. Muaviye’den önce hadis rivayet ediyordu; Hz. Ali döneminde de rivayet etti; Siyasi tarafgirliğe dair tek sahih delil yok. Bu iddia: Belgeye değil, Modern ideolojik okumaya dayanır.

3. Hadis sayısı abartılıyor mu? “5374 hadis” rakamı teknik olarak yanıltıcıdır. Çünkü: Aynı hadisin Farklı senetleri Farklı lafızları → ayrı hadis sayılır Gerçekte: Mükerrerler çıkarılınca sayı ciddi düşer. Yani: “Bu kadar çok söz uydurdu” iddiası sayma tekniği cehaletidir.

I I “HADİSLER SONRADAN UYDURULDU” İDDİASI

1 Sahabe–Tabiin sürekliliği gerçeği

İddia: “Hadisler 200 yıl sonra yazıldı.”

Gerçek: Hadisler ezberle, yazıyla, talebe–hoca zinciriyle
taşındı. Örnek: İbn Abbas → Mücahid; Ebû Hureyre → Hammam b. Münebbih → Sahifesi bugün elimizde. Yazılı belge var. “Yoktu” diyen okumamıştır.

2 Hadis uydurmak neden kolay değildi?

Çünkü: Bir söz uydurman yetmez. Senet de uydurman gerekir. Senetteki herkesin: Hayatta olması, Birbirini görmüş olması, Aynı şehirde bulunması gerekir. Bugün bile zor. 1400 yıl önce imkânsıza yakın.

3 Hadis uyduranlar oldu mu?

Evet, oldu. Ama asıl delil burada: ➡ Hadis uyduranlar yakalandı. ➡ İsimleri kitaplarda var. ➡ Rivayetleri elendi. Yani sistem çalıştı. Mahkeme varsa: Suçlu çıkar. Ama bu, hukukun yokluğunu değil, varlığını gösterir.

III MODERN HADİS İNKÂRCILIĞI  (zihin kodları)

1 Bu akım neden cazip geliyor? Çünkü: Sorumluluk azaltıyor; “Bana uymayan hadisi at” rahatlığı veriyor; Din → kişisel vicdan projesine dönüyor. Ama bu: Tevhid değil Ben-merkezli dindarlık

2 Bu akımı nasıl görmeli? Sahabe, dinin emniyet kemeri; Sünnet, Kur’an’ın hayata inmiş hâlidir.  “Bu asırda sünnete ilişmek, doğrudan imana ilişmektir.” Çünkü: İman → amel ister; Amel → örnek ister; Örnek → sünnettir

3 Ebû Hureyre’siz bir din neye döner? Şunlar silikleşir: Ahiret korkusu; Kalp muhasebesi; İhlas; Niyet; Kul hakkı hassasiyeti. Geriye ne kalır? Şekil; Kimlik; Tartışma. Bu yüzden mesele akademik değil, istikamet meselesi.

ÜÇLÜ TOPARLAMA: Ebû Hureyre’ye yönelen eleştiri, hadislerin güvenilirliğini sarsma teşebbüsü, modern aklın sünneti devre dışı bırakma arzusu; aynı zihinsel hattın üç durağıdır.

SON SÖZ: İşin özü şu: Bu meselede tarafsızlık yok. Ya: Sünneti merkeze alırsın
Ya: Aklını ölçü yaparsın. İkisi aynı anda hakem olmaz.

Şimdi: “Hadis inkârcılarına 10 net cevap”;  Kısa bir Ebû Hureyre savunması ve sade anlatım….

I “Hadis İnkârcılarına 10 Net Cevap” (Akademik değil, taşıyıcı cevaplar)

1 “Kur’an bize yeter” sözü Kur’an’a aykırıdır. Kur’an bizzat: “Resûl size ne verdiyse alın” der. “O hevasından konuşmaz” der. Kur’an’la sünneti ayırmak, Kur’an’ın kendi beyanına muhalefettir.

2 Kur’an, sünnetsiz yaşanamaz. Kur’an: Namazı emreder Ama nasıl kılınacağını söylemez. Bu boşluğu sünnet doldurur. Sünnet giderse ibadet taslak kalır.

3 “Hadisler geç yazıldı” iddiası yanlıştır. Sahabe yazdı, Tabiîn yazdı,Hammâm b. Münebbih’in sahifesi bugün elimizde. Yazı yoktu diyen tarih bilmiyordur.

4 İsnad sistemi dünyada tektir. Bugün hiçbir bilim: 1400 yıl önceki bir sözü Bu kadar kim–kimden zinciriyle takip edemez. Hadis ilmi, modern akademiden daha serttir.

5 Uydurma hadisler sistem tarafından ayıklandı. Evet, uyduran oldu. Ama: İsmi yazıldı, Rivayeti atıldı, Kitaplara “mevzû” diye girdi. Bu, sistemin zayıflığı değil, gücüdür.

6 Sahabenin adaleti Kur’an’la sabittir. Kur’an: “Allah onlardan razıdır” Allah’ın razı olduğu topluluğu “toplu yalancı” ilan etmek iman problemi doğurur.

7 Akıl, naklin hâkimi değil hizmetçisidir. Akıl: Anlar, Tahlil eder. Ama: Hüküm koyamaz. Hakemlik vahyedilene aittir.

8 Hadisi reddeden herkes seçicidir. İşine gelen ayeti alır işine gelmeyen hadisi atar. Bu, ilim değil keyfîliktir.

9 Sünneti reddeden, fiilen Peygamberi devre dışı bırakır. “Peygamber vardı ama söyledikleri bağlamaz” demek, Peygamberi postacıya indirgemektir. Hadis giderse din parçalanır. Herkes: Kendi yorumunu din yapar. Sonuç: Ortak din değil, bireysel inanç adaları.

II Kısaca Ebû Hureyre (r.a.) Savunması

Kimdir? Ashab-ı Suffe; Fakir, bekâr, ilme adanmış; Resûlullah’a gece–gündüz yakın

Neden çok hadis rivayet etti? Sürekli yanında; Güçlü hafıza; Resûlullah’ın duası: “Allah’ım, onun hafızasını kuvvetlendir.”

“Neden başkaları az rivayet etti?” Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer sorumluluktan korktu; Ebû Hureyre emaneti gizlemekten korktu.  İkisi de takva, yolları farklı.

“Siyasi hadis uydurdu” iddiası? Delil yok; Tarih tutmuyor; Rivayetleri tüm mezhepler kabul etmiş. İddia var, ispat yok.

Hadis âlimlerinin hükmü? Sika; Güvenilir; Hadis ilminin omurgası. Buhârî–Müslim alıyorsa, tartışma biter.

Asıl sebep? Ebû Hureyre: Ahret, Niyet, Kalp, Hesap konularını çok taşır. Modern insanın kaçmak istediği alanlar.

III Sade Anlatım

Arkadaş, eğer: “Hadisler uydurma” dersen, “Peygamberin sözü bağlamaz” dersen Şunu bil: ➡ Namazı kendi kafana göre kılarsın➡ Dini kendi zevkine göre biçersin➡ Sonunda ölçü sen olursun. Bu din böyle gelmedi.

Resûlullah: Sadece Kur’an okumadı. Yaşadı; Gösterdi; Uyardı. Sünnet: Din’in yaşanmış hâlidir. Ebû Hureyre ne yaptı biliyor musun? O yaşanmış dini taşıdı. Ona vurmak: Hadise vurmak. Hadise vurmak: Sünnete vurmak. Sünnete vurmak: Dinin omurgasını kırmak.

SON CÜMLE (net)

Bu üç başlığın özeti şudur: Hadisi savunmak, geçmişi savunmak değildir.
Dini savunmaktır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir